Birçok insan ilişkilerinde yaşadığı sorunların temelinde iletişim eksikliği olduğunu düşünür.
Oysa çoğu zaman sorun iletişimin hiç olmaması değil, tarafların birbirini gerçekten duyamaması ve anlayamamasıdır.
Bazen aynı evde yaşayan, her gün konuşan insanlar bile kendilerini anlaşılmamış hissedebilirler. Çünkü sağlıklı iletişim yalnızca konuşmak değil; dinlemek, anlamaya çalışmak ve kendini açık bir şekilde ifade edebilmektir.
Peki ilişkilerde iletişimi zorlaştıran engeller nelerdir?
Dinlemek Yerine Savunmaya Geçmek
Bir tartışma sırasında birçok kişi karşısındakini anlamaya çalışmaktan çok, ne cevap vereceğine odaklanır.
Bu durumda iletişim bir paylaşım olmaktan çıkar ve haklı çıkma mücadelesine dönüşür.
Kendimizi savunmaya geçtiğimizde, karşımızdaki kişinin ne söylediğini değil; bize nasıl hissettirdiğini duymaya başlarız.
Bu da yanlış anlamaların artmasına neden olabilir.
Varsayımlarla Hareket Etmek
“Bunu bana bilerek yaptı.”
“Beni umursamıyor.”
“Aslında söylemek istediği şey şu.”
Karşımızdaki kişinin niyetini tahmin etmeye çalışmak, ilişkilerde sık karşılaşılan iletişim engellerinden biridir.
Varsayımlar çoğu zaman gerçeğin yerini alır ve konuşulabilecek konuların büyümesine neden olabilir.
Oysa birçok çatışma, tahmin etmek yerine merak edip sormakla çözülebilir.
Suçlayıcı Bir Dil Kullanmak
İletişim sırasında kullanılan dil, söylenen şey kadar önemlidir.
“Sen zaten hep böylesin.”
“Hiçbir zaman beni anlamıyorsun.”
“Her şeyi mahvediyorsun.”
gibi ifadeler karşı tarafta savunma ve geri çekilme yaratabilir.
Bunun yerine kişinin kendi duygusunu ifade etmesi çoğu zaman daha yapıcıdır.
Örneğin:
“Bu durumda kendimi yalnız hissettim.”
gibi ifadeler, iletişimin devam etmesini kolaylaştırabilir.
Duyguları Bastırmak
Bazı insanlar üzgün, kırgın veya öfkeli hissettiklerinde bunları ifade etmek yerine içinde tutmayı tercih ederler.
İlk bakışta bu durum çatışmayı azaltıyor gibi görünse de zamanla biriken duygular farklı şekillerde ortaya çıkabilir.
Söylenmemiş kırgınlıklar, iletişimde görünmeyen duvarlar oluşturabilir.
Sürekli Haklı Olmaya Çalışmak
İlişkilerde her tartışmanın bir kazananı olmak zorunda değildir.
Bazen taraflar birbirlerini anlamaya çalışmak yerine kimin haklı olduğunu kanıtlamaya odaklanırlar.
Ancak sağlıklı ilişkilerde amaç haklı çıkmak değil, ilişkiyi koruyabilmektir.
Haklı olmak ile anlaşılmak her zaman aynı şey değildir.
Geçmişi Sürekli Gündeme Getirmek
Çözülmüş ya da çözülmeye çalışılan her tartışmada geçmişte yaşanan olayların tekrar tekrar gündeme gelmesi iletişimi zorlaştırabilir.
Geçmiş deneyimler elbette önemlidir; ancak her konuşmanın eski yaralara dönmesi, mevcut sorunun konuşulmasını engelleyebilir.
Empati Kurmakta Zorlanmak
Empati, karşımızdaki kişinin duygularını onaylamak değil; onun bakış açısını anlamaya çalışmaktır.
İnsanlar kendilerini anlaşılmış hissettiklerinde savunmaları azalır ve iletişim daha güvenli hale gelir.
Bu nedenle bazen çözüm sunmaktan önce anlamaya çalışmak daha değerli olabilir.
Sağlıklı İletişim Mükemmel İletişim Değildir
Her ilişkide zaman zaman yanlış anlaşılmalar, kırgınlıklar ve iletişim kazaları yaşanabilir.
Önemli olan bunların hiç yaşanmaması değil; yaşandığında konuşulabilmesi, onarılabilmesi ve tarafların birbirini anlamaya çalışmaya devam edebilmesidir.
Sağlıklı iletişim, kusursuz cümleler kurmakla değil; karşılıklı saygı, açıklık ve anlayışla gelişen bir beceridir. Tıpkı diğer beceriler gibi, zamanla öğrenilebilir ve güçlendirilebilir.
